8 Ekim 2013 Salı

Adım ve ben

Adım Cemre.

Bu bilgi ilerleyen satırlarda işinize yariicak. Nil Burak'ın oğlu,  Mehmet Ali Birand'ın karısı gibi Türk tarihine damga vurmuş, iz bırakmış şahsiyetlere ev sahipliği yapmış bir isim. Anlamını soranlara 'yani bööle ateş gibin puşt gibin bişii' dediğim, Emre'nin başına, Cem'in sonuna gelen en güzel şey...

Unisex parfüm dedin mi CK One, isim dedin mi Cemre. Tabi handikapları da var... 'Cemre Hanım' yazılı mailler, kadınlar günümü kutlayanlar, sesimi duyduğu halde telefonda 'Cemre Hanım???' diyerek duyduğuna değil bildiğine itimat edenler... Sığırlar, sığırlarımız...

Adımdan pek memnunum, allah var kız ismi diye az ekmeğini yemedim. 'Neee kız adı mı? Ben veriyorum' diyen olmasada, pole position aldırdı üç beş... 

Fakat bugün. 8 Ekim 2013'te, '35 yıllık Cemre'yim, böyle şey görmedim' dedirtti biri bana. Sporda adımın Cemre olduğunu öğrenen bir karşıcins hayretle ve umarsızca sordu 'Adın Cemre miii???'.
'Kız ismini çağrıştırdı di mi?' soruma 'Neden Emre diye değiştirmiyosun?' sorusuyla karşılık verdi. Soruma soruyla karşılık verilmesi hiç bu kadar önemsiz, bu kadar boş olmamıştı... 

O an sadece ' E adım Cemre' diyebildim... 

O an sadece sahaya giren 1453 Kartallar'dan kaçan Fırat Aydınus misali kaçtım soyunma odasına...

O an sadece bu oksijen israfı dünyamıza reva mıdır? diye sorguladım...

O an sadece 'halamda küçükken menenjit geçirmiş ama onda kalıcı bi etki bırakmamış' demek istedim...

Ben Cemre. Bir UFO'nun bu kızı hüpletmediği bir sabaha uyanmak istemiyorum ben :(

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder